Seçim öncesi Merkez Bankası yağmasının dörtte biri müteahhitlere

AKP iktidarının yerel seçimler öncesi Merkez Bankası’ndan aşırdığı 33,7 milyar liradan müteahhitlere 8,5 milyar lira ödendiği ortaya çıktı. Ödeme KGM’nin 11 milyar lirayı aşan borcu dolayısıyla gerçekleşti.

Krizin esas faturasını işçi sınıfı ve emekçilere seçimler sonrasında ödetme hesabı yapan AKP iktidarı, yerel seçimler öncesi mümkün olabildiğince görüntüyü kurtarma telaşına düşmüş durumda. Bu doğrultuda Merkez Bankası’nın kârlarını da yağmalayan saray rejimi, bu yağmadan sermayeyi de esirgemiyor.

Nisan ayında yapılacak Merkez Bankası Genel Kurulu’nun, bankanın kârlarını seçim öncesinde yağmalamak için apar topar Ocak ayına alınmasından sonra Hazine’ye aktarılan paranın dörtte birinin müteahhitlere peşkeş çekildiği ortaya çıktı.

Merkez Bankası geçtiğimiz hafta “kâr payı avansı” olarak Hazine’ye 33,7 milyar lira aktarmaya başlamıştı. Bu paranın 8,5 milyar lirasının müteahhitlere ödendi. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) 11 milyar lirayı aşan borcuna karşılık ödeme yapıldığı bildirildi. Erdoğan AKP’sinin sermaye için nasıl seferber olduğu bir kez daha gözler önüne serilirken, müteahhitlere çekilen peşkeşin seçim öncesi gerçekleşmesi de dikkat çekti.

Aynı zamanda, Merkez Bankası’nın TL mevduatları da 4 iş günü içerisinde 23 milyar lira azaldı. 18 Ocak’ta 39,6 milyar lira olan TL mevduatı, 24 Ocak’ta 16,7 milyar liraya geriledi.

Bütçeden harcamalar ekonomiyi zora sokabilir”

Öte yandan, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından hazırlanan raporda, çeşitli bahanelerle bütçeden yapılan harcamalardaki artışın ekonomiyi zora sokabileceği uyarısı yapıldı. Devlet bütçesinin durumunun ve kullanımının ele alındığı raporda, AKP şeflerinin dillerinden düşmeyen “tasarruf” ve “mali disiplin” laflarının boş söylemden ibaret olduğu da bir kez daha su yüzüne çıktı.

Kamu borç stokunun milli gelire oranının 2002-2018 arasında yüzde 80’den yüzde 30’lara düştüğüne değinilen raporda, bunun aldatıcı olduğuna işaret edildi. Raporda; mega projelerdeki döviz borçlanmaları, yap-işlet-devret ile sermayeye dövizle geri ödeme garantisi sunulması, krizden etkilenen banka ve şirketlere destek verilmesi gibi başlıklardaki harcama ve yükümlülüklerin bilinmediğinin altı çizildi. Bu nedenle bütçenin ek harcama imkanlarının tespit edilemediği belirtilirken, “Kamunun bugün kısa vadeli ekonomik canlanma için vereceği desteğin amaçlananın tam tersine ekonomide olumsuz sonuçlar doğurma ihtimali de olabilir” denildi.

Yerel seçimler öncesinde “mali disiplin” iddialarına karşın bütçe harcamalarının arttığı üzerinde de durulan raporda, “Bütçe harcamalarını artırarak bütçe dengesini bozacak her adım geri tepmeye mahkûm olur” uyarısı yapıldı.