ASELSAN ve MEB protokolü: ASELSAN’a sunulan geleceğimizdir!

Sermaye grupları, okullarımızın da patronu oluyorlar. Savaş aygıtları üreten, satan ve kirli savaşların parçası olanlara okullarımız, yani geleceklerimiz sunuluyor.

Sermaye devleti, mesleki eğitim alanını yıllardır stratejik önemde bir alan olarak tanımlıyor. Dünden bugüne atılan adımlar, yapılan değişiklikler liselerimizi sermayenin ucuz işgücü cennetine dönüştürmüş bulunuyor. Bunu da yeterli bulmayan egemenler, eğitimde yüzde 70 oranında meslek liselinin yaratılmasını hedefliyorlar. Böylece liselilerin yüzde 70’ini ucuz ve nitelikli işgücü haline getirmek istiyorlar. Sadece birkaç ayda sermaye grupları ile ondan fazla protokol imzalandı, çeşitli anlaşmalar yapıldı. İmzalanan protokollerin gerisinde sermayenin daha fazla teşvik edilmesi ve mesleki eğitim alanını sermaye düzeninin çıkar ve ihtiyaçları üzerinden şekillendirmek hedefi yer alıyor.

Son olarak geçtiğimiz günlerde MEB ile ASELSAN arasında bir işbirliği protokolü imzaladı. Sermayenin savaş aygıtına hizmet eden ve kirli savaşlarda kullanılan silahları yaratan ASELSAN ile yapılan protokolde ilk olarak, “Savunma sanayisinin ihtiyacı olan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi” vurgusu yer alıyor. Bu çerçevede ASELSAN’a savunma sanayisi sitemlerine yönelik ilk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurma yetkisi veriliyor. Buna göre mesleki eğitimde “Elektrik-Elektronik Teknolojisi”, “Makine Teknolojisi” alanları ile “Savunma Elektronik Sistemleri” ve “Savunma Mekanik Sistemleri” alanları açılacak.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yaptığı konuşmada “Çocukların artık farklı bir geleceğe doğru ilerlediği”ne değinerek, “Bugün okula başlayan çocukların 2040’larda iş hayatına atılacağını düşünürsek onları çok farklı bir çağın, gerçekten benim kuşağımın kendini taş devrinde hissedeceği kadar farklı bir geleceğin beklediğini tahmin etmek mümkün” vurgusu yapıyor.

Eğitimin günden güne piyasalaştırıldığı günümüz Türkiye’sinde Selçuk, artık çocukların daha ilkokul çağlarından itibaren mesleki eğitime teşvik edilmesiyle birlikte sermayenin yaratmak istediği gelecekten bahsediyor. Ayrıca gelecekte makineleşmenin daha fazla artacağına değinerek, “Böyle bir geleceğe hazırlanan çocukların da hak ettiği bazı değerler var ve biz o değerleri vermekle mükellef olan insanlarız. Çünkü belirli makamlarda oturuyoruz” açıklamasında bulunuyor.

Bizlere sundukları gelecek sermayenin iki dudağı arasında şekilleniyor. Okullarımız birer birer sanayinin merkezine taşınıyor. Sermaye grupları, okullarımızın da patronu oluyorlar. Savaş aygıtları üreten, satan ve kirli savaşların parçası olanlara okullarımız, yani geleceklerimiz sunuluyor. Bizlere sundukları geleceğin ve “hak ettiğimiz değeri” vermelerinin anlamı daha fazla ucuz işgücü, daha fazla kölelikten başka bir şey değildir.

Gençliğe karanlık bir gelecek ve kölelik dayatan düzene karşı meslek liseliler olarak örgütlenmek ve geleceğimize sahip çıkmak zorundayız. Ne bu düzenin kirli savaşlarında kullanılan silahları üreten-geliştiren şirketlerin okullarımızı kendi kirli hesaplarının parçası haline getirmelerine seyirci kalacağız ne de sermayenin ucuz işgücü olacağız. Haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için birlik olacağız.

Meslek Liseliler Birliği