İmar barışı: Hükümet kent ve doğa suçlarını affetti - Derya Okatan

Kaçak yapıları yasallaştıran imar affı konusunda muhalefet partileri uyarılarının dikkate alınmadığını belirtiyor.

İstanbul’un Kartal ilçesinde 8 katlı binanın çökmesi, imar affını yeniden gündeme getirdi. 3 katı kaçak olan bina için imar affı başvurusunda bulunulduğu açıklanmıştı.

AKP hükümeti, imara aykırı ya da ruhsatsız yapılar için geçen yıl bir yasa çıkardı. “İmar barışı” adı verilen imar affı yasası, 11 Mayıs 2018 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi, 6 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Başvurular 8 Haziran’da başladı. Son başvuru tarihi 31 Aralık 2018 olarak belirlenmişti ancak bu süre 30 Haziran 2019’a kadar uzatıldı.

13 milyon başvuru bekleniyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 19 Ocak’ta yaptığı açıklamada, “Bugüne kadar imar barışına başvuran bağımsız bölüm sayısı 9 milyon 687 bin. Toplam tutar da yaklaşık 17 milyar liradır” demişti.

Çevre Bakanlığı, Türkiye genelinde 12 ile 14 milyon arasında kaçak yapı olduğunu belirtiyor. Hükümetin imar affı için hedeflediği başvuru sayısı ise 13 milyon.

İmar affının Meclis’teki görüşmeleri sırasında hem uzmanlar hem de muhalefetin uyarıları olmuştu. Ancak AKP iktidarı bu uyarıları dikkate almadı. Uygulamanın sonuçları yavaş yavaş açığa çıkmaya başladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni, imar affının olası sonuçlarına dair Artı Gerçek’e değerlendirmelerde bulundu.

Doğaya verdiği zarar yetmiyormuş gibi insanların canına mal oldu

Gülizar Biçer Karaca: “24 Haziran seçimleri öncesinde iktidarlarının ellerinden gittiğini fark eden AKP yöneticileri ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan imar barışı adı altında aslında ülkemizin doğasını talan eden yapılaşmanın önünü açacak, yaşam alanlarımıza ciddi zarar verecek bir yasayı gündeme getirdi. Zaten AKP’nin yönettiği belediyeler kentleri, ilçeleri betona dönüştürmüş vaziyette. İmar affı, güvencesiz yapıların ruhsata kavuşturulmasını sağlıyor. Çarpık yapılaşmayı yasallaştıran bir uygulama. Ülkemizin dört bir yanında doğa talanını getirmesi, Karadeniz’in yaylalarının tamamen betonlaşmasına neden olması bir yana, doğaya verdiği zarar yetmiyormuş gibi insanlarımızın da canına mal olmaya başladı. Sırf oy uğruna hayata geçirilen ve sonuçları gerçekten çok ağır olan bir uygulamadır. İtirazlarımızın ne kadar haklı olduğu acı bir şekilde görülmüştür, önümüzdeki süreçte bu ağır sonuçların görülmeye devam etmesi kuvvetle muhtemeldir. Umut ediyorum ki daha fazla can kaybı yaşamayalım. Cumhuriyet Halk Partisi, öncelikle ruhsatsız ve güvencesiz yapıların imara uygunluğu, depreme dayanıklılığı konusunda bir çalışma yürütüp buna göre ruhsat verilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak bu yöndeki görüş ve önerilerimiz kabul edilmedi.”

Devletin kasası dolduruluyor

“İmar barışı adı altında ekonomik kriz aşılmaya çalışılıyor. Devletin kasasına giren inanılmaz paralar var. Bize gelen bilgilere göre, ruhsat verme süreci düzgün işletilmiyor. Depreme dayanıklı olup olmadığı, yasal şartları yerine getirip getirmediğine dair inceleme ya da denetim konusunda bize gelen bir bilgi yok.”

Hükümet kent ve doğa suçlarını affetti

Murat Çepni: “Hükümetin imar barışı deyip, barış kavramını bile kirlettiği imar affının aslında yasa ya da yönetmelikte neleri kapsadığının bir önemi yok. Fakat o kadar geniş ki; kentlerdeki bir sürü kaçak kat ve yapılardan, yaylalardaki izinsiz kaçak, hiçbir imar ve koruma kanununa uymayan örneğin mera, tarım arazisi ya da yeşil alanlardaki yapılara kadar hepsini bir kalemde yasal kılan bir af. Yine önce 2017 öncesi yapılan kaçak yapılaşmaya af getiriyordu ama fiiliyatta yasanın çıktığı andan itibaren yapılan yapılar da af kapsamında düzenlendi. Ve bu yılın başında affın süresi de uzatıldı. İşin özü şu; iktidar iflası yaşıyor. Kredisi bitti. Dolayısıyla para getirecek ne olursa olsun satışa çıkarıyor, yeni vergiler salıyor vs. Paradan başka hiçbir şey umurlarında değil.”

Harcını ödüyorsun, işlem tamam

(Başvuru yapılan binalar için inceleme süreçleri nasıl işliyor, bilimsel bir inceleme yapılıyor mu?) “Çok kolay. Harcını ödüyorsun. İşlem tamam. Bina hiçbir şekilde incelenmiyor. Zaten böyle bir dert yok. Bir yapının kaçak vb. olup olmadığını kontrol etmek isteyen niye af getirsin ki! Zaten iktidara yandaş olanlara her yasadan muafiyet getiriliyor. Mahkeme kararları bir şekilde bypass ediliyor. E bir de üstüne af, kim kimin elini tutabilir daha.

Türkiye zaten çürük bina, kaçak yapılaşma cenneti. Körfez depremi sırasında gördük. Binlerce insan enkazların altında can verdi. Olası bir Marmara depreminde binlerce evin yıkılma durumu defaatle yazıldı, çizildi. Hükümet kaçak ve çürük yapılaşmayı “kentsel dönüşüm” adı altında kent rantını yandaşlarına devretmek için kullandı. Deprem anında toplanma yeri seçilen alanları AVM yaptı. Kaçak, imarsız ya da herhangi bir doğa koruma ilkesine aykırı olarak yapılaşma tarım ve mera alanlarını da yok etti, yok etmeye de devam ediyor. Af uygulamaları da bütün bu kent ve doğa suçu kapsamına giren suçları affetmiş oldu.”

Çöken iktidarın politikaları

“Kartal’da yaşanan tam bir felaket. Ama ne ilk ne de son olacak. Kartal’daki çöken binaya haber yasağı getirildi. Çünkü aslında çöken, iktidarın bu politikaları. Daha önce de çöken binalar, yıkılan istinat duvarları oldu. Fakat bunlar, bizi bekleyen büyük felaketin yanında esamesi okunmaz. Deprem uzmanları, jeoloji mühendisleri sürekli uyarıyor ama iktidar hiçbirini dikkate almıyor. İnşaat ya resulullah deyip inşaat şirketlerinin karlarını artırmak için elinden geleni yapıyorlar.”

Artı Gerçek / 08.02.19